KAPADOKYA DA GEZERSEN
Yazan asuman soydan atasayar   
Cumartesi, 02 Ekim 2010
KAPADOKYA’DA GEZERSEN (gülce-buluşma)

Doğa harikası denince,
Mavi ve yeşil değilmiş tek şart, gelin de görün!
Boz kayadan da cennet olurmuş meğer
İlginizi bu yana da döndürün!

Hayretten dalarsınız, dönmek ne mümkün geri
Avanos, Göreme, Ürküp çekim alanı sanki
Fantastik yaşam için biçilmiş kaftan
Öyle bir manzara ki dantel oyası gibi

KAPADOKYA’DA GEZERSEN (gülce-buluşma)

Doğa harikası denince,
Mavi ve yeşil değilmiş tek şart, gelin de görün!
Boz kayadan da cennet olurmuş meğer
İlginizi bu yana da döndürün!

Hayretten dalarsınız, dönmek ne mümkün geri
Avanos, Göreme, Ürküp çekim alanı sanki
Fantastik yaşam için biçilmiş kaftan
Öyle bir manzara ki dantel oyası gibi

Coğrafya gergefinde medeniyet ocağı
Sevda ile dokunmuş Anadolu Toprağı
Müstesna bir güzellik, hayranlığa müptela
Nazlı ve zarif diyar, büyülü Kapadokya!

Etilerden Selçuklu’ya, Osmanlı’ya
Ne ararsan bulursun tarih desen bir başka
Adım başı iz taşır toprağı baştanbaşa
Yücelmiş ruhlar yatar elleri hep duada

Olmasa da mavi deniz, yeşil nehir
Kıraç toprakta esen rüzgârları pek mâhir
Kayalardan damlıyor rüzgârın alın teri
Ruhları efsunluyor her kapıda bir peri

Boz rengine değince güneşin ilk ışığı
Gülümser gülümsetir, cezp ederek aşığı
Ustasında bin hüner, tek maddesi ham kaya
Her karışı şaheser doğuran Kapadokya

Eşsiz Anadolu’ma yakışıyor bu ahenk
Benzeri görülmemiş yeryüzünde tek örnek
Turizmin cennetinde en nadide bir köşe
Selamlıyor sizleri rüya şehri rengârenk

Asma dallarınından kara üzüm habbesi
Sunarken şifalı lezzetini
Seni saran hava, öyle hoş ve latif ki!
Kloş etek giymiş dağlarıyla taşları
Saygı duruşunda sanki perili bacaları

Kanadını takarak
Uç üzerinde uç biraz!
Titresin bırak yüreğin,
Göklere vuruncaya değin
Dehşetten gözlerin açılacak
Yeryüzünde sergi var sanılacak…!

02.10.2010-İstanbul
Asuman Soydan Atasayar