KÜLTÜR VE SANATIN SEVDALISI MÜMÜN ULUÇ Mustafa CEYLAN
Yazan mustafa ceylan   
Cumartesi, 02 Ekim 2010

KÜLTÜR VE SANATIN SEVDALISI

MÜMÜN ULUÇ

 

Mustafa CEYLAN

 

 

Nihayet, kesesini doldurmaya ve milletin sırtından para kazanmaya niyetli olmayan bir kültür elçisi, bir sanat sevdalısı, bir koca yüreke rastladım.

 

Çok şükür! Bu kültür ve sanat savdalısı, Kapadokya tutkunu abide şahsiyetin adı Mümün Uluç…

 

Ne yer, ne içer, ne zaman uyur, ne zaman dinlenir ve ne zaman düş kurar bilemem. Bildiğim şu ki, O’ nu çok kısa zaman içinde tanıdım ve hayran kaldım.

 

Muhteşem bir yüreğe ve enerji santralı bir kişisel dinamizme sahip olan Kapadokya Delisi Mümün Uluç, Nevşehir dedikçe, kültür sanat ve Anadolu dedikçe gözleri pırıl pırıl parlayan birisi. Önce “Ben” demeyen, “önce vatan önce kültür ve sanat diyen, biz diyen” bir kişilik. Enaniyet ve ene-ben gömleğini sırtına giymeyip, biz düsturundan hız ve ilham alan mümtaz bir şahsiyet.

 

KÜLTÜR VE SANATIN SEVDALISI

MÜMÜN ULUÇ

 

Mustafa CEYLAN

 

 

Nihayet, kesesini doldurmaya ve milletin sırtından para kazanmaya niyetli olmayan bir kültür elçisi, bir sanat sevdalısı, bir koca yüreke rastladım.

 

Çok şükür! Bu kültür ve sanat savdalısı, Kapadokya tutkunu abide şahsiyetin adı Mümün Uluç…

 

Ne yer, ne içer, ne zaman uyur, ne zaman dinlenir ve ne zaman düş kurar bilemem. Bildiğim şu ki, O’ nu çok kısa zaman içinde tanıdım ve hayran kaldım.

 

Muhteşem bir yüreğe ve enerji santralı bir kişisel dinamizme sahip olan Kapadokya Delisi Mümün Uluç, Nevşehir dedikçe, kültür sanat ve Anadolu dedikçe gözleri pırıl pırıl parlayan birisi. Önce “Ben” demeyen, “önce vatan önce kültür ve sanat diyen, biz diyen” bir kişilik. Enaniyet ve ene-ben gömleğini sırtına giymeyip, biz düsturundan hız ve ilham alan mümtaz bir şahsiyet.

 

Güleryüzlü, sıcak, candan, samimi, dost ve terütaze bir memleket sevdalısı. Bozulmamış yayla yelinin serinliği, arı su, duru süt aklığında bir safiyet ve masumiyet. İlk bakışta, asla negatif enerji yansıtmayan, tebessümü ile hoşgörü ve ılıman – bulutsu sözleri ve bakışıyla karşsısındaki insanları bir mıknatıs gibi kendine bağlayan kıymetli bir zat-ı muhterem. Güzelden yana, iyiden ve faydalıdan yana ter akıtan, yorulmak nedir bilmeyen, asla ve asla “bana ne” ci olmayan bir kültür büyükelçisi. Kapadokya gökleri kadar anlam yüklü, Göreme ve Ürgüp çeşmeleri kadar tarihin içinde akan, sonra gelip cümle gönüllerde taht kuran bir dernek başkanı.

 

Saniyeler mesabesindeki zaman dilimlerinde 5070 yıllık bir ömür masalını özetleyiveren, eğip bükmeden, aynadaki çağlayanlar dilini kullanan, sanat yaparken sanatsızlığa kaymayan, anlamsızlığa sırt dönüp Anadolu dili, Yunus gönlüyle kendini ve projelerini anlatıveren bir hatip.

 

Bir yıl içinde şunları şunları yaptık derken ve eline aldığı kitapları göstererek işte bunları biz yayınladık derken, bir imkânsızı başardığını ve bir rekora imza attığını da bilmeyip, çabasını zirvelere çıkarmak isteyen bir gurbet iklimi.

 

Mümün Uluç dostun ise veya komşun ise, kesinlikle yolda kalmazsın. Hele hele onunla aynı hedefe kenetlendi isen, hedefine herkesten ve planlanan zamandan evvel varırsın. Yüzme bilmiyorum diye okyanus dalgalarından, hayatın, olayların ve zamanın engel ve gelgitlerinden korkmana, tasa çekmene gerek yok. Çünkü yanı başındaki nefes, seni senden iyi bilen ve azim, irade, çaba, gayret, başarı diyen bitimsiz bir nefestir. Yüce Mevlâ’ nın verdiği nefesi, zamanı ve anı kendine değil, dost ve dostlarına sebil eden birisidir.

 

Eski bir “demiryolcu mühendisim” ben. Demiryollarında değişmeyen bazı kurallar vardır. Hani, istasyonda tren durur ve tam kalkmadan önce, tek bir düdük öter ve tren kalkar ya; hah, bizim Mümün Uluç da o. Demiryollarında tek düdük ileri demektir. Çift düdük ise geri demektir. Tek düdük öttüren ve daima ileriye giden bir lokomotif düşünün. Şöyle devasa, güçlü, muhteşem bir lokomotif ki arkasına yüzlerce vagondan oluşan bir katarı taksanız en dik yokuşlardan bile rahatlıkla geçer gider. Bizim Mümün Uluç o lokomotiftir işte. Arkasına taktığı şair ve yazarlardan kurulu, basın ve medya ordusundan teşekkül etmiş vagonlarla oluşan katarı, hızlı, seri ve kazasız – belasız, eğlendire-dinlendire, güldüre-düşündüre hedeflenen yere çekip götüren lokomotiftir.

 

Gene demiryolculukta bir terim daha vardır ki o da “ranfor” dur. Ranfor, destek, ek lokomotif demektir. Katar uzun ve ağır ise, bazı dik ve yokuş yolları öndeki lokomotif çekemiyor ise, ya öndeki lokomotifin önüne ilave lokomotif takılır ki ona önden ranforlu denir; veya katarın en arkasındaki vagona bir lokomotif takılır ki, katarı yokuşta arkadan itekleyerek o yokuş-bayır yoldan selametle geçişini sağlar. İşte bizim Mümün Uluç lokomotifi, ardındaki katar ne kadar ağır, yüklü ve uzun olursa olsun, asla ve asla ranfora-desteğe ihtiyaç bulunmayan bir lokomotiftir.

 

O çeker yükü. Sanatın yükü, kültürün çilesi onun omuzlarında çiçekler kadar hoş ve güzel durur.

 

Bence, Mümün Uluç, Kapadokya Güneşleri’nin ısı ve ışık yayarak bütün memleketi, bütün dünyayı, bugünü ve gelecek nesilleri aydınlatmaları için eşi bir daha bulunmaz bir güneşseverdir. Güneşsever Mümün, gurbetin kahrını çeker, ama, beyaz atlar ülkesinin havasıyla da kendi iç girdaplarını enerjiyle doldurur. Yeri gelir kırılır, üzülür, canı sıkılır, ancak, onu dışarıya yansıtmaz. Gömer içine olumsuzlukları. İyisi dışınadır Uluç’un…

 

*

Mümün Uluç’un Başkanlığını yaptığı Kapadokya Kültür Derneği, 2006 yılında Almanya’nın Mülheim an der Ruhr şehrinde kurulmuş. Bugün, batı ile Anadolu arasında “kültür köprüsü” nü başarılı bir şekilde kurmuş olan bu dernek, sahasında tek ve lider bir dernektir.

 

Nitekim, Uluç bir yazısında;

 

“Kapadokya Kültür Derneği hem Avrupa’da yaşayan Nevşehirliyi, Kapadokya Bölgesini, Türkiye’ mizin kültürel gelişmelerini örgütlemeye ve desteklemeye çalıştı, hem de buradaki insanlarımızın Türkiye ile bağlarını güçlendirerek özellikle genç kuşağın anayurt ile ilgili duygularını geliştirerek canlandırmasını hedefledi.

 

Bütün zorluklara rağmen Kapadokya Kültür Derneği dört yıl içinde büyük programlar gerçekleştirdi. Dernek, çeşitli sanat etkinlikleri çerçevesinde, fotoğraf sergileri, el, ebru ve hat sanatı örnekleri, semazen ve folklor gösterileri, defileler, sinema ve sinevizyon gösterileri, folklor, şiir yarışma ve şölenleri düzenlendi. Her vesilede yörenin mutfağını, mahalli gelenek ve göreneklerini Avrupalılara 50.000 adet basılmaya başlanılan Kapadokya tanıtım kitabı ile tanıtmaya çalıştı. Bütün bunların yanı sıra geziler, futbol turnuvaları, gençlere yönelik çeşitli sportif faaliyetlerle, Kapadokya Kültür Derneği hem kendi faaliyet alanını genişletti hem de Türk konsoloslukları, Nevşehir Valiliği, diğer sivil toplum kuruluşları ile ortak çalışmalarını başarı ile yürüttü.” Demektedir.

 

*

Mümün Uluç, Kapadokya için zaman ve mekân sınırlarını dümdüz eden bir organizatör. Rekorların adamı o. O’ nun başında bulunduğu Dernek, tüm yönetim kurulu üyeleriyle tek vücut haline gelmiş, el ele, gönül gönüle vererek Avrupa’da ve ülkemizde eşi ve benzeri görülmemiş çok başarılı aktivitelere imza atmaya devam etmektedir.

 

Faaliyet alanı, mekânı olarak, geniş halk kitlelerini içine alan büyük salonlardan, alış veriş merkezlerine varıncaya değin her fırsatı değerlendirmektedir.

 

Dernek bir yayınında “Rekorlarımız” başlığı ile 19 maddelik bir liste sunmuş, ona göz atmadan geçmeyelim:

 

Diyor ki:

 

1-Almanya’da en dikkat çekici bölgelerde etkinlikler yapıyoruz.

a-Alışveriş merkezi

b-Almanya’nın en büyük modern bankalarında

c-Fuar alanında

d-Almanya’nın ilk Türk Alman Ticaret ve Kültür Fuarı gibi.

 

2-Banka hesap bilançolarına Kapadokya tanıtılıyor diye yazdırarak yüzbinlerce insana Türkiye’yi tanıttık.

 

3-41 Dernek başkanını bir araya getirerek bir restaurantda 200 davetliye iftar yemeği verdik.

 

4-Etkinliklerimizde bir defada 15 Basın kuruluşumuzu bir araya getirdik.

 

5-Programlarımızın 25 ine valimiz, Milletvekillerimiz, kaymakamlarımız, Belediye Başkanlarımız katıldılar.

 

6-Expo Turkey fuarında Nevşehir valimizin programdaki konuşmasını 357 basın kuruluşu, Expo Turkey vasıtası ile tanıtıcı haber olarak yayınlanmasını sağlattık.

 

a-Expo Turkey fuarında Derneğimiz TUDEB ile birlikte 9 folklor ekibini bir araya getirdi.

 

7-Milli Eğitim Müdürümüz Harun Fatsa için Almanya’da 4 Belediyeden randevu alarak Nevşehir’deki eğitimin başarısını anlattık.

 

8-6 günde 51 okul, kurum, belediye vs. ziyaret ederek büyük bir rekora imza attık ve Nevşehir’in eğitimdeki başarısını tanıttık.

 

9-Hollanda’nın en büyük Kültür Fuarına Multifestijin’e Almanya’dan sadece biz 4 yıl üst üste katıldık.

 

10-50.000 Kapadokya(Nevşehir)tanıtım kitabının bütün masraflarını derneğimiz tarafından karşılayarak bastırmaya başladık ve ücretsiz olarak en iyi bir şekilde dağıtıyoruz.

 

11-4 yılda 38 büyük kültür, sanat, tanıtım ve diyalog etkinlikleri(haftaları)gerçekleştirdik ve yüzmilyonlarca ziyaretçi ve izleyiciye ulaştık.

 

12-Tanıtımın yanında eğitime, spora, yardımlaşmaya da destek sağladık.

 

13-Programlarımıza girişlerinde ziyaretçilerimizden ücret talep etmedik.

 

14-18 Tv programı hazırlayarak Nevşehir’i uluslar arası platformlarda tanıttık.

 

15-Avrupa’nın 3 ülkesinde 6 bölgesinde Avrupalı Türkler Türk Dünyası ile buluşuyor adı altında ŞİİR ŞÖLENİ ni gerçekleştirdik.

 

16-11.12.2009 ile 04.01.2010 tarihleri arasında Şair-yazar Sabit İnce ve Yazar-Şair Nedim Uçar ile birlikte 20 günde 23 kültür programı gerçekleştirerek Avrupa’da büyük bir rekora ulaştık.

 

17-250 folklor öğrencimiz ile aynı kıyafet ve müzik eşliğinde bir Folklor Şöleni gerçekleştirdik.

 

18-Kapadokya bölgemizi Avrupa’da 1.200.000 görme engelliye tanıtabilmek için Mülheim belediyesi personeli ile ortak bir çalışma gerçekleştirdik.

 

19-2010 yılında Türkiye ve Avrupa’da 6 bölgede Şiir şölenleri gerçekleştireceğiz.

 

*

 

İşte görüyorsunuz. Bütün bunlar Mümün Uluç ve ekibinin yaptıklarının sadece bir özeti. O sebeple bunlar dikkate alındığında, benim Mümün Uluç’a rekorların adamı, dernek başkanlıklarının lideri, kültürün ve sanatın yılmaz önderi demem daha iyi anlaşılacaktır.

 

*

Dediğim gibi, Mümün Uluç’u dünü, bugünü ve geleceği ile aile ve yakın çevresi ile dahi tanımıyorum. Nerde yaşar, ne düşünür, düşlerinde ne var, ne işle meşgul onu dahi bilmiyorum. Bildiğim tek şey, bu enerji santralı, bu lider lokomotif insanın başarıları, gayretleri ve insan sevgisi, yurt sevgisidir. Kapadokya sevdasıdır. Kültüre ve sanata adanmış koca yüreğidir. İnşallah onu tanıdıkça, bu kanaat ve düşüncelerim daha bir pekişecek ve daha bir detaylanacaktır. Dilerim her yörenin, her ilin bir Mümün Uluç’u olsun!

 

Yolun açık olsun Başkan...

Yürü, koş,terle, sanat ve kültür ışığın parladıkça içimizin balkonlarında memleket çiçekleri açacaktır. Senin kadronda yer alanlar, senin çizgine takılanlar, bir Kapadokya Güneşi olarak senin ışığından yürüyenler yolda kalmayacaklar ve geleceğe kalacak önemli eserlere mühürlerini vuracaklardır, buna inanıyorum, bunu söylüyorum...

 

Antalya’dan Almanya’ya sana ve ekibine selâmlar ve saygılar gönderiyorum...