Ahmet Ayaz KÖŞE YAZILARI
Yazan kapadokya   
Cuma, 01 Ekim 2010
Ahmet Ayaz KÖŞE YAZILARI
KAPADOKYA ŞİİR ETKİNLİĞİNDE BİZLERİ GÖKLERE UÇURDULAR
 
Avrupalı Türkler Türk Dünyası ile Türkçe şiir şöleninde buluştular. 24 25 26 Eylül 2010 tarihinde 6. Kapadokya uluslar arası şiir yarışması ve şöleni Avrupa da göçün 50 yılı konulu panel düzenlendi. Nevşehir Gülbahçe Parkındaki düğün salonunda başlayan şiir dinletisi sonunda. Nevşehir Valisi, Emniyet Müdürü ve milli Eğitim İl Müdürünün de sonuna kadar bulundukları bu ortamda pastalar kesilerek, Dr Nedim Uçar'ın 50 sanat yılı ve Anason Yayınlarının sahibi şair yazar Sabit ince'nin 40 sanat yılı kutlandı. Türkiye'den Yavuz Bülent Bakiler, Sabit İnce, Zehra Birsen Yamak, Mustafa Ceylan. Hollanda'dan Yavuz Nüfel, Almanya'dan Orhan Aras ve Yusuf Polatoğlu'dan oluşan jüri ile yarışma sonucu denetim de hak kazanan değerli şairlere ödül ve plaketler verildi. Bir çok değerli şairlerimize plaket ve madalyalar verildi. Nevşehir de görev yapan devlet büyüklerimizin bu programı sonuna kadar bizimle beraber izlemeleri bizleri son derece sevindirdi ve mutlu etti. Merkezi Almanya da bulunan Kapadokya Derneğinin Değerli Başkanı Mümin Uluç Bey her açılış da değerli büyüklerim sözleri ile karşımıza çıktı ve etkinliği biz zat kendisi yönetti.Bana göre bu da kendisinin büyüklüğünü gösteriyor. Nevşehir'in görmeyi gerçekten değen bütün tarihi yerlerini bizlere gezdirdikten sonra Aksaray'a döndük. Aksaray'da da yine gezecek yerleri gezdik, Eğri Minareyi, Somuncu Babanın türbesini ve ibadet yerlerini görüp gezdikten sonra tarifi çok zor olan tarihi bir binada şiir dinletisi yapıldı, pastalar kesilip dağıtıldı. Burada da aynen Nevşehir de olduğu gibi devlet yöneticileri hep bizimle beraberlerdi. En çok da hoşuma giden Nevşehir de Dr. Nedim Uçar, Sabit İnce, Bünyamin Vural, Hasan Gül, Kerim Özbekler, Rasim Köroğlu, Hüseyin Türkmen, Satı Özdemir, Adem Ağaccıoğlu, İbrahim Sağır, Fikret Akın, Yusuf polatoğlu, Asuman Soydan Atasever, Cevahir Kul, Şükran Günay, Aysel Al, Arslan bayır ve Mümin Uluç Beyler ile balonda uçmak oldu. Balona çıktıktan sonra, balon yavaş yavaş Nevşehir'den havalanmaya başlayınca bir taraftan Erciyes Dağının eteklerini görmeye başladık. Daha sonra Erciyes hepimizin gözü önünde yavaş yavaş büyümeye başladı. Biz tam 2700 metre yukarıya yükseldiğimizde Erciyes gözümüzün önünde kaybolup gitti. Elbette biz balonda uçarken şiirler okunuyor TRT nin kameramanları çekim yapıyor. Yaklaşık olarak biz gökyüzünde bir buçuk saat dolaşıp indikten sonra yine pastalar kesilip şampanya şişeleri, çeşitli meyve suları açılıp bizim dost şairlere teker teker dağıtıldı. Burada Arkadaşımız Rasim Köroğlu'nun esprileri etkinliğimize renk katıyordu. Üç günlük bu etkinliği tamı tamına anlatmaya gerek görmüyorum. Şunu da söylemek isterim, balonda uçuş sonrası General Manager Pilot Mehmet Uluer ve bizi gökyüzüne uçuran Pilot Eray Bora'nın imzaları ile birer adet uçuş belgesi verdiler. bugünlük bu kadar yeter diyorum ve başınızı ağrıtmak istemiyorum. Burada Kapadokya Başkanı Mümin Uluç Bey'i kutluyorum, değerli dost Şair Sabit İnce'yede sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.Şunu da belirtmek istiyorum. Bizim Mehmet Nacar ile bir yerlere gitmek çok zor oluyor. Neden mi? O'nun için sigara ile uyku her şeyin önündü geliyor. (1) Sabah uykusundan uyanıp benim ile uçmaya gitmedi. (2) Bizi İstanbul da etkinliğin devamına davet ettiler. Kendisine gidelim dediğimde �Ayaz bu etkinliğin devamı Almanya da. Biz evimize dönelim, bize bu kadar yeter� sözleri ile beni de kendisi ile sürükleyerek Gaziantep'e getirdi. Suçun birazı da bende olmalı. Fransa'daki kızı damadı ve torunlarının evinde misafir olduklarını düşünememiştim. Yine de iyi bir arkadaştır, çilesine katlanıyoruz. Sevgili okurlarım bu günlük de bu kadar. Hepinize gönlünüzce güzel günler diliyorum, hoşça ve dostça kalınız diyorum. Her zamanki gibi mutluluk dolu günler hep ve hepimizin olsun