Ana Sayfa arrow Karışık
KAPADOKYA KÜLTÜR DERNEGI KAPADOKYANIN DÜNYAYA AÇILAN KAPISI
MENÜ
Ana Sayfa
Kapadokya
Ziyaretçi Defteri
Etkinlikler
Kapadokya Resimleri
Nevşehir
Derneğimiz
Youtube
Karışık
Destekleyenler
Resmi Linkler
Dost Siteler
İletişim
Videolar
Şiir YarışmasıI (yeni)
Ajanda(Yeni)
Kapadokya Kitabı (yeni)
İlanlar
Yazarlarımız
Duyurular
Firmalar Rehberi
NEVŞEHİRLİLER LİSTE
ÜYE FOTO GALERİ
sabit ince


 
ÜYE ETKİNLİKLERİ
Bu kaynağı görüntülemeye yetkili değilsiniz.
Oturum açmalısınız.
ÜYE MESAJ KUTUSU

SİTEDEKİ ÜYELER
Çevrimiçi Kullanıcı Yok
Şiirler-Şairler
Lütfen şiirlerini görmek istediğiniz şairlerin baş harflerini tıklayınız
A B C D E F G H I İ J K L M N O Ö P Q R S Ş T U Ü V W X Y Z

Popüler Şairler
Popüler Şiirler
ŞİİR ŞÖLENİ VİDEO FİNAL
Video 2
Video 3
SAYAÇ
Bugün201
Dün246
Bu Hafta784
Bu Ay3531
Toplam900799
Reklam Ver
Googlede Ara
HÜSEYİN TÜRKMEN
Hüseyin Türkmen
ŞİİRLERLE MUHSİN YAZICIOĞLU
Şiir hayatımızdaki bilinen ve bilinmeyen güzellikleri ortaya çıkaran bir çalışmad...
Diğer Yazıları
Syndicate
Statistics
GİRİŞ SAYFAN YAP
Kapadokya Kültür Derneği
 
ANADOLUYUM BEN TANIYOR MUSUN?
"Anadolu'yum ben tanıyor musun?.."
Diğer Yazıları
ONLİNE SOHBET
Chat Online
Sohbet Etmek İçin
Burayı Tıklayın.

Kapadokyalıların Sitesine Hoşgeldiniz
Advertisement
Ürgüp'lü Hayri Efendi PDF Yazdır e-Posta
Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Yazan kapadokya   
Pazar, 24 Haziran 2007
ÜRGÜPLÜ MUSTAFA HAYRİ EFENDİ
Yazmak sorumluluk ister. Yazının birçok kimse tarafından okunacağını düşünerek yazım hususunda dikkatli olunması gerekir. Yazarak veya konuşarak ikinci şahıslara ne verdiğine çok ama çok dikkat etmeli. Ben de yazdığım yazılarımda buna dikkat etmeye çalıştım. Özellikle biyografi yazılarımda, ilmi, gayreti, ahlakı ve mücadelesiyle örneklik teşkil eden kimseleri seçmeye gayret ettim. Biyografi yazılarımda da çok eskilere ait şahıslardan ziyade bizlere daha yakın zamanda yaşayan zevatın hayatlarını yazmanın daha faydalı olacağı kanaatindeyim.

Bundan hareketle bu defa sizlere Nevşehir\Ürgüp'de doğan ve Osmanlı'nın son dönemine damgasını vuran bir zatı yazmayı uygun buldum.

Trablusgarp vilayeti Evkaf Müdürü Abdullah Avni Efendi'nin mahdumu Hayri Efendi, 1867 yılında Ürgüp'te doğdu. İlmiye sınıfına mensup bir aileden gelen Hayri Efendi birçok alanda muhtelif kişilerden dersler almıştır. İlk öğrenimini amcasından alan Hayri Efendi Mahmut Efendi'den Hat, Halim Efendi'den Arapça dersleri aldıktan sonra 1883 yılında ağabeyi ile birlikte ilmin merkezi İstanbul'a gitti. İki yıl süren bu İstanbul seyahatinde Hayri Efendi, Fatih Başkurşunlu Medresesine kaydoldu. Hayri Efendi medrese derslerinin yanında medresenin dışında da farklı kişilerden muhtelif dersler aldı.

Bu iki yılın sonunda memleketi Ürgüp'e dönerek buradan Kayseri'ye geçti. Kayseri'de yerleştiği Yağmurlu Medresesinde; Kazım Efendi'nin sabah, Karakimseli Hacı Efendi'nin akşam derslerine devam etmiştir.

Bilahare İstanbul'a giderek yeniden Başkurşunlu Medresesine kaydoldu ve burada 8 yıl eğitim gördü. Burayı bitirdikten sonra, kaydolduğu Mekteb-i Hukuku da bitirmiş ve ilk memuriyetine Bursa'da müderris olarak başlamıştır.

YAPTIĞI VAZİFELERİ
O dönemin yetişmiş insanları öyle görevlere getirilmiş ki saymakla bitmez. Hatta yaptıkları bazı işlerin, aldıkları vazifelerin günümüzde karşılığı dahi yoktur. Hayri Efendi de öyle birisi. İlk görevinden sonra Adliye'ye geçerek sırasıyla; Maraş, Trablus-Şam Bidayet Mahkemesi Müdde-i Umum Yardımcılığı ve Lazkiye Sancağında muhtelif görevlere getirilen Hayri Efendi, II. Meşrutiyet'e kadar Adliye Nezareti (Adalet Bakanlığı)nde çeşitli görevlerde bulundu.

Suriye, Manastır, Selanik gibi dönemin büyük merkezlerinde vazife yapan Mustafa Hayri Efendi, içten içe merak duyduğu siyasî çalışmaları da takip etmekteydi.

II. Abdülhamit döneminde, İstanbul, Suriye ve Selanik'te genç zabit ve mekteplilerin kurdukları siyasi teşekküllere ilgi duyan Hayri Efendi, bazılarında fiilî görev almış, Selanik'te ceza reisi iken İttihat Terakki Cemiyeti bünyesinde önemli hizmetlerde bulunmuştur. II. Meşrutiyet döneminde İttihat Terakki Fırkası'ndan Niğde mebusluğuna adaylığını koyarak, Meclis-i Mebusana girmiştir.

Bilahare Darülfünun Hukuk Şubesi Mecelle Müderrisi daha sonra da Meclis-i Mebusan birinci reis vekili oldu. II. Mahmud dönemiyle başlayan yenilik hareketlerini, özellikle ulemanın desteği olmadan gerçekleştirmenin zorluğu Padişah tarafından biliniyordu. İlk etapta ilmiye sınıfı bu tür yenilikleri tasvip etmiyordu. Zaman ilerledikçe ve devlet ricalinin teşviki ile ilmiyede çözülmeler başladı ve yenilik hareketlerinin içinde ulema (ilmiye sınıfı) yer almaya başladı. Nitekim yenilik hareketine katılan ulema arasında Mustafa Hayri Efendi de yer alıyordu. (1)

Öyle ki İbrahim Hakkı Paşa kabinesinde, önce Evkaf-ı Hümayun nazırlığına, sonra sırasıyla, Dahiliye, Orman ve Meadin nezaretlerine vekalet eden Hayri Efendi işlerinin yoğunluğunu bahane ederek, bu görevleri terk etti. Küçük Said Paşa'nın kabinesinde Adliye nezareti ile Şuray-ı Devlet başkanlığına asaleten atanan Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi 16 Mart 1914'de Şeyhülislam oldu.

ŞEYHULİSLAM HAYRİ EFENDİ
Hayri Efendi'nin en önemli vazifelerinden biride hiç şüphesiz Şeyhülislamlık görevi. Bunu da anlamlı kılan olay "Cihad-ı Ekber" ilan etmesi. Nitekim 1914'de fevkalade (olağanüstü) olarak toplanan kabinede 1. Dünya Savaşına girme temayülü ağır basınca bazı nazırların istifa etmesine rağmen, Evkaf Nezaretine de vekâlet eden Şeyhülislam Hayri Efendi harbin gerekliliği hususunda ısrar etmiş, kabinenin kararından sonra da Cihad-ı Ekber fetvasını vermiştir. Geçmişteki Haçlı Seferlerini örnek vererek açıkladığı Cihad-ı Ekber fetvasını şu beş esas üzerine temellendirmiştir:
1. Padişahın cihad emrine herkesin katılmasının farz olduğu.
2. İslam Hilafetini ortadan kaldırmak isteyen, Rusya, İngiltere ve Fransa idaresinde olan bütün müslümanların bu devletler aleyhine birleşmesinin şart olduğu,
3. Bu farziyete rağmen cihada katılmayanların ağır cezaya düçar olacakları.
4. İslam (Osmanlı) askerini öldüren yukarıdaki devletlerin tebaası müslüman askerlerin büyük günaha girecekleri.
5. İngiltere, Fransa, Rusya, Sırp, Karadağ hükümetleri idaresinde bulunan müslümanların, İslam Devletine yardımcı olan Almanya ve Avusturya aleyhine harp etmelerinin bu devletin zararına olacağı için büyük günah olduğu.

İhtiva ettiği maddelere bakılacak olursa cihad-ı ekber anlayışının muhtırası oldukça geniştir. Bundan dolayıdır ki bu fetvayı okuyan ve değişik memleketlerde yaşayan müminler bu savaşa katılmak için yoğun çaba sarfetmişler. Çanakkale savaşı için Avusturya'dan gelmek isteyen, dondurmacı ile kasabın durumu dikkat çekicidir. (2)

Hayri Efendi ile ilgili izahında Yılmaz Öztuna: "Nezaret uhdesinde kalmak üzere, Evkaf Nazırlığından meşihate getirilmiş, her iki görevinde de mühim işler başarmıştır. Adliye Nazırlığında da bulunmuştur. Büyük Vakıf hanlarını o yaptırmıştır." (Büyük Türkiye Tarihi, C.7, s. 3037) sözleriyle kaos ortamında isabetli işler yaptığını ifade etmektedir.

Sultan Reşad devri Şeyhülislamlarından olan Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi 1916 yılına kadar bu vazifeyi sürdürmüştür. Ayrılmasına sağlık sebeplerini göstermekle beraber ittihat Terakkî'nin yanlış uygulamaları ve özellikle Talat Paşa'yla aralarındaki ihtilaflı hususlar ayrılmasını gerektiren en önemli etkendir.

VAHDETTİN DÖNEMİ VE BİR TAVIR
Vahdettin döneminde Adliye Nazırlığını üstlenen Hayri Efendi, bilahare 1. Dünya savaşı sonrasında imzalanan anlaşma gereğince İstanbul'u işgal eden İngilizler tarafından birçok arkadaşı gibi o da Malta'ya sürgüne gönderildi. Orada rahatsız olunca serbest bırakıldı. Daha sonra Roma'ya geçti. Papa kendisiyle görüşme teklifinde bulunduğunda; "Anadolu'daki Yunan zulmünü durdurma konuşunda bir girişimde bulunması koşuluyla görüşebileceğini ifade etmiştir." (Bu buluşma sağlanamamıştır.)

İstanbul hükümetinin icraatlarını beğenmeyen Hayri Efendi Anadolu'ya geçer. Ankara'da Mustafa Kemal'le görüşür. Kendisine yapılan görev teklifini rahatsızlığını bahane ederek reddettikten sonra, memleketi Ürgüp'e gelerek ömrünün geri kalan kısmını orada geçirir. İki defa başbakanlık yapan Suat Hayri Ürgüplü ile milletvekilliği yapan Dr. Av. Münip Hayri Ürgüplü'nün babası olan Mustafa Hayri Ürgüplü 7 Temmuz 1921 yılında vefat etmiştir. Kabri Ürgüp Cami-i Kebir bahçesindeki aile kabristanındadır.

Medreselerdeki fizikî düzenlemelerin yanı sıra ders programları üzerindeki yenilikleri "Teşkilat-ı Hayriye" namı ile anılmıştır. Medresetü'l Vaizîn, Medresetü'l-Hattatîn ve Medresetü'l-Kudat namıyla yeni medreseler kurmuştur. Medreselerde dinî derslerin yanı sıra sosyal ve teknik derslerin de okunmasını sağlamıştır. 54 yıllık ömründe dolu dolu bir hayat sürmüştür. (3)

Onun ve onun gibilerin yolundan gidecek yeni nesillere ne çok ihtiyaç var.

Kaynakça
1. İslamcıların Siyasî Görüşler, İsmail Kara, İz Yayıncılık, İst. 1993, s. 46
2. Bir Destandır Çanakkale, V. Valekasou
3. Çanakkale savaşları ve Gezi Rehberi, Talha Uğurluel
4. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, c. 17
Son Güncelleme ( Pazar, 24 Ağustos 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Login Form





Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ulusal Televizyonlar
Untitled Document
YÖNETİM KURULU
İSTİŞARE KURULU
KAPADOKYA KÜLTÜR DERNEGI KAPADOKYANIN DÜNYAYA AÇILAN KAPISI KAPADOKYA KÜLTÜR DERNEGI KAPADOKYANIN DÜNYAYA AÇILAN KAPISI - Ürgüp'lü Hayri Efendi
ALFABETİK SIRAYA GÖRE

ABDULLAH ÖZDEMİR
MEMUR


AHMET KANDEMİR
SANATÇI

ALİ SEYHAN
MEMUR

ALİ ŞAHİN
MEMUR

AYHAN YAVUZ
İŞ ADAMI

BATTAL KAVALCI
İŞ ADAMI

BÜNYAMİN GÖKSU
TURİZMCİ
Bünyamin Gömbel
iş adamı


CELALETTİN KANDEMİR
DİN ADAMI

DURMUŞ YILDIRIM
İŞ ADAMI

Efendi kına
Yönetici

ERKAN BEYTUR
GRAFİKER

FAHRETTİN YILDIRIM
İŞÇİ

HABİP SEYHAN
EMEKÇİ

HABİP YANIK
YÖNETİCİ

HAKAN GÜLTOP
İŞ ADAMI

HALİL KURT
SPOR ORGANİZATÖRÜ

HASAN KÜÇÜK
İŞ ADAMI

İBRAHIM BAŞER
İŞ ADAMI

IBRAHİM SEYHAN
EMEKÇİ

İBRAHİM GÖKGÜL
EMEKÇİ

MAHMUT KAPTAN
KUZEY HOLLANDA EMNİYET MÜDÜRÜ

MEHMET DOĞAN
KRALTV YURTDIŞI YAYIN MÜDÜRÜ

MEHMET KARATAŞ
İŞ ADAMI

MEHMET GÜÇ
EMEKÇİ

MİKAİL ÇOŞKUN
İŞ ADAMI

Mustafa YAŞAR
YÖNETİCİ

MÜMİN YANIK


NİHAL SANER
SANATÇI

ÖMER AVCI
İŞ ADAMI


ÖMER ULUÇ
EĞİTİMCİ / İŞADAMI

SABİT İNCE
GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

SAYİT ÖZGAN
İŞ ADAMI

SERDAR ÖNLÜ
İŞ ADAMI

ŞEVKET TURGUT
SANATÇI

SERKAN VURAL


TUNAHAN
SANATÇI

TUNCAY TÜRKMEN
İŞ ADAMI

YAKUP ESKİTÜRK


YÜKSEL DÜKAN
İŞ ADAMI

YUSUF SEVGI
İŞ ADAMI



REKLAM YERİ
Sabit İnce
 
İNAN

İnan

-aşık Obalı'ya ithaf-

İnsan olsak insanlardan selamı

Kesmezdik ozanım kesmezdik inan

...
Diğer Yazıları
DERNEKLERİMİZ


ALFABETİK SIRAYA GÖRE


Abusağı Derneği

Akköylüler Derneği

Altıpınarlılar Dayanışma Derneği

Avanoslular Dayanışma Derneği

Başdere Derneği

Çalış Kardeşlik Derneği

Dadağı Köyü Derneği

Göynüklüler Dayanışma Derneği

Kızılagıl Dayanışma Derneği

Özkonaklılar Derneği

Nevşehir İli Kültür ve Yardımlaşma Derneği

Avrupa Mahmatlılar Dostluk Derneği

Sarılar Derneği

Avrupa Tuzköylüleri Derneği

Bursa Nevşehirliler derneği

Yüksekli Derneği








REKLAM VER
Kayan Haber
GOOGLE REKLAM

















Bu kitabın tam metnini arayın









KOZAKLI HABERLERİ
KOZAKLI HABERLERİ
GOOGLE REKLAMLARI
HABER50.COM HABER