|
Yazan kapadokya
|
|
Çarşamba, 26 Mayıs 2010 |
|
İnan -aşık Obalı'ya ithaf- İnsan olsak insanlardan selamı Kesmezdik ozanım kesmezdik inan Anlasaydık helal ile haramı Asmazdık insanı, asmazdık inan. Sustururuz muhabbetin telini Genlerinden bozduk sevda gülünü Sevgi lambasından aşk fitilini, Kesmezdik kökünden kesmezdik inan. |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 26 Mayıs 2010 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazan kapadokya
|
|
Cuma, 26 Mart 2010 |
Savaşta, barışta her yer, her zaman Atılır korkmadan yılmaz Mehmedim. Zalime haşindir vermez hiç aman Durmak nedir asla bilmez Mehmedim.
Gönülden bağlıdır vatan, millete Dünya değişse de düşmez zillete, Birisi yan baksa yüce devlete, Asla bir oyuna gelmez Mehmedim...
Korku nedir bilmez, yok kitabında Hünkarın dili var koymuş adında Korumak, kollamak var muradında Hırsının esiri olmaz Mehmedim...
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazan kapadokya
|
|
Çarşamba, 10 Mart 2010 |
Sevgili Dost, Yine yazmakta geciktim biliyorum. Ama yazmak o kadar kolay mı sanıyorsun. Ne yazacaksın, konu çok ama nasıl ve ne için yazacaksın? Ama bugün çok güzel bir olay yaşadım ve seninle de paylaşmak istedim. Hani bizim çok güzel adet, gelenek, örf ve göreneklerimiz vardır ya. Şu anda bunların hangisini saymaya kimin gücü ve zamanı yeter ki? Ama bugün bir tanesine rastgeldim ve mutlu oldum, hem de biraz duygulandım. Lafı uzatma da anlat artık diyeceğini de biliyorum ama biraz da tatlandırmak istedim ondan böyle uzatıverdim. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazan kapadokya
|
|
Cuma, 19 Şubat 2010 |
DOSTA MEKTUPLAR Sevgili dost, Uzun zamandır yazamadım biliyorum. Bunun için üzgünüm. Ama bundan sonra sık sık yazıp, hal ve ahvalimi, düşüncelerimi yazmaya çalışacağım. Önce nasıl olduğumu merak ediyorsun biliyorum. Nasıl olalım işte. Halimiz belli. Ama ben yine de bazı çarpıcı hususları kaleme almaya çalışayım. 55 yılın gamı, derdi ve çilesini bir kenara koyarak, şu anki halimi arz etmeye çalışayım. Geceler boyu bol bol çalışma, insana, kültüre birşeyler verebilmek, bildiklerimi paylaşmak ve gördüklerimi, izlenimlerimi sana anlatarak biraz derdimi dökmek isterim. Hem de bu satırların ilerde belki tarihe bir ışık tutacak anektodlar olarak faydalı olabileceğini de düşünüyorum. |
|
Son Güncelleme ( Cuma, 19 Şubat 2010 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
ULUSLARARASI KAPADOKYA ŞİİR ŞÖLENİ NOTLARIM: |
|
|
|
|
Yazan kapadokya
|
|
Pazartesi, 09 Kasım 2009 |
|
ULUSLARARASI KAPADOKYA ŞİİR ŞÖLENİ NOTLARIM: 2. BÖLÜM Nihayet tüm hazırlıklar geceli gündüzlü yoğun çalışmalar ve uykusuz gecelerle tamamlanmış artık yarışmanın birincisi olan Osman Türkaslan'ı telefonla arayıp birinci olduğunu ve davet mektubunu göndereceğimizi söylemiştik. Fakat yeşil pasaportu olmayan Türkaslan ancak vize alarak Almanya'ya gelip aramıza katılabilecekti. Fakat vize öyle kolay alınmıyordu. Hemen aklıma Cumhurbaşkanımızın Kayserili olmasından dolayı Genel Sekreteri Prof.Dr. Mustafa İsen hocamı arayıp durumu anlatmak ve yardım istemek gelmişti. Özel kalemini aradım ve bir süre sonra bana dönüldü ve her türlü yardımın yapılacağını, gerekli talimatların Kayseri valiliğine ve Büyükşehir Belediye başkanlığına verildiği bildiriyordu. Nihayet bir umut doğmuştu ama bütün ihtimalleri düşünen Mümin Başkan iki güzel Nevşehir ve kapadokya şiiri olan Halil hocayı arayıp yeşil pasaportu varsa onu da her ihtimale karşı davet edelim diyordu. Ve nitekim zaman onun ne kadar haklı olduğunu ve ileri görüşünü ortaya koyuyurdo. Osman Türkaslan için gereken her türlügirişim yapılmış ancak henüz kesin sonuç alınamamıştı. Kayseri'de herkes birşeyler yapıyor ve Türkaslan'ın Almanya'ya uçurulmasına gayret ediyordu ama bir aksilik vardı bir türlü müsbet haber gelemiyordu. Nihayet son telefon görüşmemizde pasaportunun emniyet tarafından hazır olduğunu ve Büyükşehir Belediyesinin kültür elçisi olarak gelmesi için çalışmalar sürüyordu, yazılar hazırlanmıştı ama sonuç hala net değildi. Nihayet Mümin Uluç bey Halil Gürkan'ı aramış ve kendisini Almanya'da görüp o güzel şiirlerini şölenlerimizde seslendirmesini istemişti. Halil gürkan'ın yeşil pasaportu vardı ve vize gerekmiyordu. Bu anı Halil Gürkan daha sonra yazısında şöyle anlatıyordu: "11 Ekim 2009 Pazar günü saat 23.00 sularında Almanya Kapadokya Kültür Derneği Başkanı olduğunu söyleyen ve sonradan tanışmaktan son derece memnun olduğum Sayın Mümin ULUÇ aradı. Avrupa’daki etkinliklere, Şiir yarışmasında BİRİNCİ olan Osman TÜRKASLAN’ın vize den dolayi katılamayacağını, o nedenle İKİNCİ olarak beni davet ettiğini bildirdi. Tabii ki büyük bir heyecanla kabul ettim. Kendisinin de sık sık dile getirdiği gibi 12 saatte pasaportumu çıkartarak 13.Ekim 2009 Salı Günü Azerbaycan’dan Anar RIZAYEV, Yavuz Bülent BAKİLER, Rasim KÖROĞLU ve Bekir SALİM’le beraber Duesseldorf Hava Alanı’na indik. Bizi Hava alanında dostane bir sıcaklıkla Sayın Mümin ULUÇ ve ekibi karşıladı. Kalacağımız yerlere yerleştikten sonra Duisburg’daki İkram Restaurant’ta yediğimiz akşam yemeğinde Nevşehir Valisi Sayın Osman AYDIN ve eşi bizlere katıldı." İşte nihayet bütün konuklarımız gelmiş, kalacakları yerlere yerleştirilmişlerdi. Şimdi tek eksiğimiz kalmıştı prof. Elçin İskenderzade ve Kerkük ekibi. Kerkük ekibinden dr. Mustafa zİYA ve Türkmeneli Tv sahibi Adnan Sarıkahya ve kameraman Feyzi Öztürk hala vize alamıyorlardı. Bunların dışındaki tüm konuklar gelmişti. Ama gelemiyenlerin durumu bizi üzüyor ve düşündürüyordu. Kerkük'ten şairler gelemiyorlar diyemezdik. O zaman hemen her zaman imdadıma yetişen değerli şair ve yazar profesör Suphi Saatçi hocamı aramalıydım. Çünkü Kerkük dediğimizde akan sular durulur ve her görevi Suphi hocam milli bir ödev sayardı. Nihayet kendisini telefonla arayıp durumu anlattım ve gelip gelemiyeceğini sorduğumda " Elbette gelirim. Ama her iki üniversitede de derslerim var izin almam gerekiyor" diyordu haklı olarak. Hemen davet mektubunu mail ve faks ile gönderdik. O müjdeli haber bizi rahatlatmış ve artık Kerkük'den de bir şair ve yazarımız hem de Kerkük Vakfı genel sekreteri sıfatıyla aramızda olacaktı. Hemen bileti ayarlandı ve Suphi hocam aramıza katıldı. Artık mutlu ve huzurluyduk. Vize alamayan birkaç kişinin eksikliği de bizim için fazla bir sorun olmayacaktı. Çünkü Azerbaycan'dan Yazıcılar Birliği başkanı ve eski milletvekili Anar bey ile Kerkük'den Suphi Saatçi hocam da bizimleydi ve Azerbaycan ile Kerkük de temsil edilecekti şölenlerimizde. SABİT İNCE
DEVAM EDECEK DEVAMINI BEKLEYİNİZ. |
|
Son Güncelleme ( Cuma, 05 Şubat 2010 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 1 - 9 / 12 |